Kadınlar ve Feminizm

Kadınlar üçe ayrılırlar; feministler ve anti-feministler. Ve kadınlar üçe ayrılırlar; ateistler ve dindarlar.

Feminist kadın ki toplumun, ''kadın'' üzerine kurmuş oldukları ahlak yargıları ile beyinlerini sınırlayan zincirleri kırmış, beyinlerini karartan örtüleri yırtmış ve de dogmatik, bağnaz, gerici, ahlakçı diretmelerden aklını, moderniteye ulaşmış beynini kullanarak kurtulmuştur.

Ve kadın haklarının savunuculuğunu yapmak aydınlanmış bir kadının en doğal hakkıdır ki ezilen kadını bilinçlendirmeye çalıştığı halde, ezilen kadının, ezilmeye devam etmesini gören feminist kadının tabi ki yapması gereken bir davranıştır beyni körelmiş kadını küçümsemek. Kafatasının içerisindeki varlığı kullanamayan bir insanı küçümsememek gibi bir davranış şekli mümkün müdür? Nitekim otizm hastaları bile beyinlerini kullanmaya gayret etmekte ama aşırı dini hayatın bir parçası olan kadınlar ''beyin'' kelimesini duyduklarında bile boş gözlerle bakmaktadırlar ki bu boş bakışlar zincirleri kırınca anlamlı bakışlara yerini bırakır.

Peki zincirleri bir kadın feminizmden beslenerek nasıl kırabilir? Öncelikle kendisine küçümser gözlerle bakan feminist modernist kadını örnek almalı ve yaşam felsefesi olarak ahlakın, iyinin ve kötünün ötesinde bir anlayışı benimsemelidir.

Ki bunun sonucunda ortaya çıkan feminist modernist kadın şu özelliklere sahiptir;
- Son derece dengeli ve sosyal bilinci olan topluma duyarlı ama nedeni olmayan ahlak, görgü, gelenek kuralları karşısında anti tavır takınır.
- Seks yapar istediği zaman istediği kişiyle. Ki seks özgürlüğün sembolüdür. Çünkü; basın-yayın aracılığıyla okuduğumuz, izlediğimiz haberlerde kocasını, nişanlısını aldatan kadının fotoğrafının hep tesettürlü olduğunu görmekteyiz.

0 yorum:

Yorum Gönder